2007-04-04 - ISLAK MEZAR

Önümdeki yağmur birikintisinde beliren yansımam suçlayan bakışlarla giriyor açık gözlerimden zihnimin karanlık hatıra galerilerine!...Yağmur hızlandıkça birikintiye daha
fazla damla denk geliyor ve sudaki yansımam acınası bir ucubeye dönüşüyor oluşan
halkaların ortasında ...
Bir zamanlar müptelası olduğum heybetli Tanrıça'nın cesedinin etrafına onu kutsamak
için üşüşen melekleri kovalıyorum birkaç ufak bilek hareketiyle !...Kahrolası sinekleri ne
kadar benzetebilsemde bir grup meleğe isteksiz kalıyor hayalgücüm etrafımı sarmalayan
mezarlık arazisinicennete benzetmekte ...
Cebimden çıkarttığım kağıt parçasındaki kırmızı rakamlarla yazılmış telefon numarası
hafifçe ıslanıp silinmekte ...Parmaklarım tereddütle basıyor gözlerimin öfkeyle okuduğu
gittikçe daha da bulanıklaşan rakamlara ...Kısa bir mesaj yazıp gönderdikten sonra yarat-
makta zorlandığım gülümseme yerini bırakıyor vakit kaybetmeden eski şeytani yüzüme...
Nabzım hissedilir derecede hızlanmaya başlıyor yağmura rağmen hala sertliğini korumayı
başaran toprağı kürekledikçe ...Mezarlığın kapısında O'nu bekliyorum bir muhafız ciddiyetiyle
ve sanırım havada asılı duran gri bulutlar daha muazzam bir yağışa gebe !...
Sisin arasında yavaş yavaş belirginleşen o günahkar siyah gölge her adımda daha da
yaklaşıyor avuçlarımın arasındaki ölümüne !...Belliki gözleri az önceki mesajı kendisine gönderen Ölü Tanrıça'yı arıyor.
Bir nebze olsun tereddüt etmiyor elimdeki soğuk çelik kurbanın gırtlağına sürtünürken
acımasızca !...Yaptığının farkına varıp duraksayan bedenim yıllardır bilincimde barınan canavarın emrine giriyor kontrolsüzce ...
Saçlarına yapışıyor ve sürüklemeye başlıyorum gırtlağı neredeyse bedeninden kopacak duruma gelen cesedi ...Öyleki vakit yoktur cinayet esnasında hiçbir konuda nezakete yada
seçiciliğe...Kazdığım çukurda az önce yanyana kıpırdamadan uzanmış iki düşman artık
isimsiz tek bir mezar çamurun altında ...
Ölü Tanrıça'nın keskin parfümü eve döndüğümde bana zulmedercesine süzülüyor burun
deliklerimden içerilere !....Terli ve kanlı giysilerim az evvelki cinayet sahnesinin susturulması gereken şahitleri ...Katil beynime yataklık eden masum bedenim cehenneme iki bilet daha
kesmenin verdiği bitkinlikle uzanıyor yaşlı kanepeme ...Ve sanırım gittikçe nasır bağlayan
yüreğim artık eskisinden daha kolay veda eder oldu eski sevgililere !...
Öldüren ve Yazan Gürkan ZENGİN - 2002 -
Öldürülen Başak S.
Cinayet Mahali Keşan/TEKİRDAĞ
|